IELTS’(10 Aralık`da)den tüm testlerden 6 aldım, gerçi alabileceğimden az bir not oldu ama sonuçta bu da iyi bir notmuş, bununla üniversiteye girilebildiğine göre...
Buradaki anılara gelince, ilk geldiğim haftalarda bir kaç kez kayboldum, doğru otobüse yolun yanlış tarafından binmek gibi bazı hatalarım oldu :) Burada bir çok ülkeden çok yakın arkadaşlarım oldu, şimdi hangi Avrupa ülkesine gidecek olsam orada mutlaka halen görüştüğüm yakın bir kaç arkadaşım mevcut. Zaten şimdiden tatil planlarımı yaptım bile, Şubatta İtalyan arkadaşım İstanbul’a gelecek bende kalacak, yazın Fransa’ya gideceğim bir arkadaşımın yanına tatil için, belki onunla İspanya’daki arkadaşlardan birinin yanına da uğrayabiliriz. Bu uluslararası arkadaşlık konusu buraya gelirken hiç aklımda olan bir konu değildi, buradaki en iyi şey bu edinilen arkadaşlıklar oldu benim için. Artı bir çok özel anı ve çok enteresan güzel deneyimler de yaşadım :)
Türk arkadaş edinmekten de biraz uzak durdum, sürekli yabancılarla olmak da İngilizceme iyi bir akıcılık kazandırdı. İmkanı olan herkes yabancı bir ülkede eğitim almalı bence, insanın dünyaya bakış açısı ve kültürü genişliyor bu sayede.
Burhan Öztürk
UIC-London |
İngiltere’de Brighton, İngilizce Öğrenmek İsteyenler İçin Gerçekten İdeal Bir Yer
Her şey Global Vizyon’un dergisini elime alıp, okumamla başladı. Burada öğrencilerin yaşamış oldukları tecrübeler ve almış oldukları kaliteli eğitimlerle ilgili ilginç yazılardan bahsediliyordu. Biraz daha da incelediğimde, karşıma yurtdışında olağanüstü yerlerde her sezon, değişik eğitim fırsatları çıktı. O an kendi kendime sordum. Acaba bunu ben de başarabilir miydim? İlk kez tek başıma yurtdışına çıkacaktım ve üzerimde garip, heyecanla karışık bir korku vardı. Biliyordum, bunu bir tek ben yaşamıyordum. Bilinmeye doğru yapılan yolculuk, gözünüzü korkutuyordu. Yalnız bu beni olumsuz etkilememeliydi çünkü kararımı verirken bile aklımda tek bir amacım vardı: İngilizce’mi geliştirebilmek. Genelde bu yönde bir sorunum olduğu için, ancak İngiltere’nin bana bu konuda yardımcı olabileceğini düşündüm. İnanın korkumun yersiz olduğunu, o ülkede kalmaya başlayınca daha iyi anladım. Kısacası her şey insanın kendisinde bitiyor. Önemli olan ilk adımı atmak ve cesaretli olmak... Gerisi çorap söküğü gibi geliyor sonra.
Brighton’a gitmem gerçekten çok büyük bir şanstı benim için çünkü yazın İngiltere’de hem turistik hem eğitim açısından tüm öğrencilerin rahat edebileceği bir yerdeydim. Türkiye’nin o bunaltıcı sıcaklığını burada yaşamanız pek mümkün olmuyor. Özellikle yazın Brighton’da kaldığım müddetçe, hafif serin ve çoğu zaman güneşli bir havanın keyfini çıkarttım. (Kışın burada bulunmadım ama havasının oldukça kötü ve ağır geçtiği söyleniyor) İnanın Brighton size, Türkiye’nin güney sahillerini aratmayacak kadar güzel bir yer çünkü deniz kıyısına yakın olması, şehrin gece ve gündüz hayatı, her an aktif yaşamı, sizleri hayran bırakacak derecede güzel. Tercih ettiğim okula gelince, St.Giles International gerçekten kaliteli bir eğitim veren ve birbirinden güzel, sıcak hocaların sizlerle konuşmaya can attığı bir yer. Bir Türk olarak, burada hiçbir şekilde sıkıntı ya da bir problemim olmadı. Zaten okulum, çeşitli sosyal aktiviteleriyle (Bowling, Tenis, Disco, Pub, Salsa Dancing…vs.) tüm öğrencilere eğlenceli zamanlar yaratıyor.
Burada aldığım eğitimin yanı sıra, hafta sonları ister okul gezileriyle ister Brighton’daki şehir otobüsleriyle, diğer şehir ve kasabalara turistik geziler yapmakta mümkün. Brighton, Londra’ya 1 saatlik uzaklıkta. Metro ya da otobüslerle gidebiliyorsunuz. Brighton’a gittiğim zaman aile yanında kalmayı tercih ettim.
Birlikte kaldığım aile mükemmel değildi ama ben anlaşabiliyordum. Özellikle yemek konusunda biraz sorun yaşadığımı söyleyebilirim sizlere. Zaten orada kaldığınız müddetçe, Türk yemeklerine bir özlem duymaya başlıyorsunuz. Yalnız bu size büyük bir sorun gibi gözükmesin çünkü imdadınıza orada bulunan çeşitli ülkelerin ve tatların bulunduğu restaurantlar ve fast-food’lar yetişecektir. Yabancı ailelerin yanında kalmak isteyen öğrencilere gelince, bu konu biraz şans biraz da sizin aile ile kurduğunuz ilişki düzenine bağlı. Genelde benim gördüğüm, her ailenin kendilerine ait bir kuralları oluyor ve sizlerden de bu kurallara uymanız bekleniyor. Aksi takdirde ilişkiler sizin açınızdan pek istenildiği gibi olmuyor. Kısacası kurallar size uymuyorsa, okulunuza müracaat edip ailenizi değiştirebiliyor ya da hostel denilen öğrenci yurtlarında kalabiliyorsunuz. Yurtdışında okumak ve öğrenim yapmak isteyen herkes, Brighton’ı seçmeleri durumunda pişman olmayacaklarına inanıyorum. Tüm gençlere başarılar ve bol şans…
Cem Derya
St.GILES-Brighton
|
Merhaba...Biz 2005 yazında 1 aylığına Londra'da Oxford House College'da Overseas Teacher Training programına katıldık. Oxford House College, İngiltere'deki diğer okullara kıyasla hem fiyat bakımından hem de öğretmenlerin kalitesi yönünden çok iyi bir okul. Ayrıca, okulun Londra'nın merkezinde yer alması da büyük bir avantaj. Okulun düzenlemiş olduğu etkinliklere, gezilere katılmak çok eğlenceliydi. Okulda bulunduğumuz her an çok zevkliydi; farklı kültürlerle bir arada olmak, onları tanımak çok güzeldi.
İngiltere hakkında şunu söyleyebiliriz: havası ve yemekleri dışında her şey muhteşemdi:)) Londra, kesinlikle görülmesi gereken bir yer...
İnşallah daha sonra başka bir programda çok memnun kaldığımız Global Vizyon ile buluşmak dileğiyle.... Sevgiler...


Duygu Dağlar - Eda Sözen
OHC-London |